Konu Bilgileri
Konu: SÜS TAVUKÇULUĞU SORUNLARI ÜZERİNE Yazar: öner gülen
Okunma: 93 Yorum: 0
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

öner gülen 05-02-2018, Saat: 10:14 AM   
#1
Tavukçuluk kimine göre bir kazanç kapısı , kimine göre bir hobi. Tavukçuluk denilince benim aklıma da yumurta tavukçuluğu , et tavukçuluğu ve süs tavukçuluğu olmak üzere üç farklı grup geliyor. Ben bu yazımda süs tavukçuluğu ile bunların sorunlarına değinmek istiyorum.
                Süs tavukçuluğu : Süs tavukçuluğu 2000 li yılların başına kadar Türkiye de bahçede kümesim olsun , organik yumurta yiyeyim gözüyle bakılarak yapılan bir uygulamaydı. Bu uygulamanın Osmanlı zamanında saraya kadar dayandığı ve sarayda bazı özel ırkların gerek eti , gerekse görselliği açısından bakıldığı söylenmektedir. Fakat 2000 yılların başından itibaren yurdumuza farklı ülkelerden bir sürü süs tavuğu ırkı geldi. Olay artık hobiyi aşarak bir çok kişi içinde kazanç kapısına dönüşmüş oldu. Şu an 5-6 bin nüfuslu bir ilçeye yada kasabaya bile gitseniz en az 2-3 tane bu tarz süs tavukları besleyen hobiciler ile karşılaşırsınız. Son birkaç yılda derneklerin ve federasyonun kurulması ile sistem birazda olsa tek başlı yönetime kavuşmaya başlasa da daha birçok eksik ve sorunları vardır. İnşallah zamanla bu sistem oturunca rahat bir ortam ortaya çıkacaktır. Evet şimdi ufak ufak süs tavukçuluğunun sorunlarına değinelim:
                1-Şu an için en büyük problemlerin başında nakliye problemi gelmekte. Bir hobici yumurta sattığında bu yumurtaları yakın illere otobüs ile iletiyor. Ama uzak olan ve direk otobüs güzergahı olmayan bir il ise mecburen kargo yapıyor. Kargonun yüksek bedeller ile gönderilmesi , taşıma sırasındaki atılma , devrilme gibi çok sık karşılaşılan durumlarla yumurtaların fiziki olarak zarar görmesi yada yıpranması gibi bir sürü durumla karşılaşıyoruz. Bir keresinde yaklaşık olarak 1000 km yoldan gelecek olan yumurtaların üzerinde buzdolabı kolisi konularak araç içince kargo ile gelmiş olması sonucunda hiç sağlam yumurta elime ulaşmamıştı. Gönderen kişi her ne kadar üzerine kırılır etiketi yazsa da maalesef taşıma sırasında kargocular bildiğini uyguluyor. Etiketlere dikkat edilmiyor. Otobüs ile canlı tavuk nakliyesinde en büyük sorun da ayakçılara , muavinlere verilen yüksek meblağlar. Dernek mezatlarında dernek yararına yapılan satışlarda herkes elinden geldiğince yüksek miktarlar ödeyerek tavukları mezatta almaya çalışıyor. Hal böyle olunca konu yerel haber siteleri ve ulusal televizyonlara kadar yansıyor. Böyle bir durumda bir takım tavuk için 10 bin- 20 bin lira ödenince haliyle bu tavukları taşıyacak olan kişilerin beklentileri de yükselmiş oluyor. Geçenler bir tanıdığım benden yumurta istedi. “Benim çokta gözüm yok. Hani şu çok paralara satılan tavuklar var ya , bana birkaç tane hediye yumurta ver de bende büyütüp satayım ve kendime bir Broadway taksi alayım” dedi. İşte süs tavukçuluğunun şu anki yurdum insanı gözündeki durumunu en güzel özetleyen durum bu olsa gerek.      
                Peki bu konular hakkında neler yapılabilir? Kargo firmaları için en basit yöntem federasyonumuzun bir kargo firması ile görüşerek Türkiye genelinde kargoların çok cüzi bir bedel ile federasyonun çatısı altında taşınmasını sağlamak olacaktır ve taşınan bu kolilere özen gösterilmesi konusunda farklı etiketleme tarzı bir çözüm sunulabilecektir. Otobüs firmaları için en geçerli çözümde derneklerin bulundukları illerdeki garajlardaki bir firma yetkilisi yada o garajın paketlerini teslim alıp sevk eden yetkili ile irtibata geçerek , o il için anlaşma yoluna gidebilecektir. Ayrıca tavukların satıldığı mezatlardaki bu fiyatların yardım amaçlı olduğu , normal fiyatların bu kadar yüksek olmadığı üzerine haberler yapılırken özellikle açıklamalar yapılması gerekmektedir. 
                2-Bir çok hobici para kazanmak için süs tavuğu besliyor. Bu besleme esnasında beslenme rejimi konusunda büyük çoğunluğunun hiçbir bilgisi yok , hatta çoğunluk maliyeti düşürebilmek için tavukların önüne bir tas buğday , 1 tas mısır tamam işte tarzı bir beslenme rejimi uyguluyor bu tavuklara. Sonuç olarak o tavuklar yumurtluyor ve yumurtasını diğer hobici arkadaşlar belirli bir ücret karşılığı alıyorlar. O yumurtalardan büyük bir çoğunlukta civciv gelişim sırasında tek yönlü beslenme ile alakalı olarak ölüyor yada sürpriz olup çıksa dahi yanık diye tabir ettiğimiz ve damızlığa ayıramayacağımız cılız tavuklar ortaya çıkıyor. 
                Bu sorunun çözümü ile alakalı olarak ta en büyük iş önce üreticiye düşüyor. Eğer bu tavuklardan para kazanıyorsa yada zevk için bakıyorsa bu işin maliyetinden kaçmayacak ve gerektiği gibi besleyecektir. Bu konuda bilgisi yoksa da bu bilgiyi en yakın dernekten talep edebilir , hatta dernekler üyelerine ve de o ilde bulunan hobicilere bu konu ile ilgili eğitim verebilir.
                3- Bence hobicilerce pek önemsenmeyen ve aslında en büyük sorunlardan birisi de aşılamadaki eksiklikler. Bir hobici 20-50 arası tavuk bakıyor ve tavuklarını aşılamak istiyor ama ne zaman uygulayacağını bilmiyor , yada bilse de aldığı aşı 1000 tavukluk oluyor. Bence aşılamada en büyük yük ve görev derneklere düşüyor. Dernekler bir aşılama takvimi oluşturmalı , bu takvime göre toplam tavuk sayısı kadar ilacı temin etmeli ve ücreti karşılığında üyelerine ve o ildeki hobicilere uygulama yapmalıdır. Hal böyle olunca kimsenin elinde fazla aşı kalmayacak , o kadar para verilip alınan aşı arttığı için paralar boşa gitmeyecek. Ayrıca tavuk besleyen kişiler de derneklerin belirlediği takvimler doğrultusunda aşılarını aksatmadan yapma ve takip etme fırsatı bulmuş olacaklar.
                4-Birçok hobicinin uğraştığı en büyük problemlerden birisi de evin çatısı , bahçesi gibi hususi yerlerinde çevreden gelen şikayetlerden dolayı tavuk besleyememek. Bu konu çok can sıkıcı bir halde alabiliyor. Bir gün bir bakıyorsunuz zabıtalar kapınızda. Horozunuz vakitsiz ötmüş , gece vardiyasında çalışan komşunuz gündüz evde uyuyamamış rahatsız olmuş , tavuklarınız kokuyormuş gibi daha birçok nedenler ile şikayetlere maruz kalıyoruz. Bu gibi durumlarda kanunen bir şey yapma şansımız yok maalesef. Yaşadığımız yerin yerel yönetimlerince kümes hayvanı (kanatlı hayvan) bakılması yasaktır diye alınmış yerel yönetim kanunları var. Size ilk olarak makul bir süre veriyorlar ve hayvanlarınızı nakil etmenizi istiyorlar. Eğer bu süre zarfında bu işlemi gerçekleştirmezseniz kontrole geldiklerinde ceza kesiyorlar ve tavuklarınıza el koyuyorlar. İşte bu durum hemen hemen bütün camiamızın karşılaştığı ve karşılaşabileceği bir durumdur. Bu durumdan etkilenmemek ve zarar görmemek için olay tamamen hobilere kalıyor. Yerel yönetimin meclis kararına karşı çıkma şansımız olmayacağı için ,ortak hareket edilmeli ve meskun mahal dışında bir yerde toplu olarak alınabilecek bir araziye ortak üretim kümesleri , hobi bahçeleri yapmak yöntemi ile bu sorunu kalıcı olarak giderme yoluna gitmeliyiz. Araştırmalarımda yurt dışında bazı üreticilerde çiftlik tarzı yapılanmalara rastladım. Aynı yer içerisinde belirli kısımlarda üretim kümesleri , ortak bir bina içerisinde kuluçkahane ve sebze , meyve ekimi için kullanılan işaretlerle bölünmüş bahçeler gördüm. Hatta bu bahçelerin bazılarını meraklı kişilere yıllık olarak kiralanması ile gelir bile elde ediyorlar.
                4-Üreticilerin belini büken bir diğer sorunda hastalıklar. Maalesef konu kanatlı sağlığı olunca çoğu veteriner bakmak istemiyor , eğer bakarsa da aldığı para üreticiye çok geliyor. Arkasından adama bak ya bir tavuğa baktı , iki ilaç yazdı  5 tavukluk para aldı düşüncesine kapılıyor üretici. Ee bu mantıkla düşünürsek bir veteriner çiftçinin ineğine bakınca , çiftçiden de birkaç inek parası istemesi lazım. Konunun çözümü çok kısa ve net dernekler bulundukları illerden bir veteriner ile görüşmeli ; o veteriner ile anlaşarak gerek bireysel sorunları , gerekse dernek olarak o arkadaştan yardım almalıdır. Özellikle göçmen kuşların göç zamanları ve mevsim geçişlerinin olduğu dönemlerde üyelerini bu veteriner arkadaş tarafından düzenlenecek bir eğitime alarak bulaşıcı hastalıklar konusunda direk olarak bilgilendirmelidir.
                5-Dernekler ve Federasyon şu an aktif olarak çalışıyor. Sistem tam oturmasa da hepsinin şu an birer internet siteleri var. Artık üyelerinin üretimlerini takip etme , kaliteli kanatlı üretimine teşvik etme gibi konular üzerinde daha fazla durmalılar. Geçenlerde çok güzel bir etkinlik ve yarışma düzenlendi. Bu yarışmada dallarında birinci olan arkadaşları tek tek kutuluyorum. Ama federasyonun ilk olarak yapması gereken bence üreticileri yarıştırmak yerine , üreticiler nasıl daha kaliteli kanatlı üretebilir onları öğretmek için dernekler bazında kurslar düzenlemeliydi. 2017 yılı içerisinde bir arkadaş bana özelden tavuklarının resimlerini attı. Solunum sıkıntıları var. Tavuklar soluk almaya çalışırken resmen sırt üstü yere düşecek gibi oluyorlar. Birde kümeslerinin fotoğrafını atar mısın dedim. Evinin balkonunun altında tavuklarına bakıyormuş. Altlarına 5-6 cm civarı gübre birikmiş ve ıslak. Ayakları batıyor ve zor yürüyorlar. Gündüz salıyorum diyor ama gece bu ortama tavukları sokuyor , hatta kümesin büyük bölümü ışıkta almıyor. İşte bu gibi ortamda hala tavuk bakmaya çalışan üyelerimiz var maalesef. Kaliteli hayvanın bu ortamda üretilemeyeceğini maalesef bilmiyor.  Zamanında birkaç yerde hakem seminerleri federasyonumuzca düzenlendi. Bu toplantılarda daha çok ırk standartları üzerinde duruldu ve hakem yetiştiriciliğine yönelikti. Aslında bu toplantıların daha yerel olarak yapılması ve her derneğin üyelerinin çoğunluğunun katılabileceği  tarih ve saat belirlenerek dernek merkezlerinde yapılması gerekiyordu. Hatta bu toplantılarının konularının daha temele yönelik olması gerekiyordu. Tavuk nasıl beslenir , kümes nasıl olmalı , 1 m2 ye kaç tavuk konmalı , dışkılarını gözlemlemenin önemi nedir ,hangi  tavuklar damızlığa ayrılır , hangi yumurtalar kuluçkaya konmaz gibi birçok ana başlıklarda üyelere eğitim verilmesi gerekmektedir. Henüz yeni emeklemeye başlamış bir bebekten koşmasını beklemek mantıklı bir düşünce değildir bence. Bundan dolayıdır ki eğitim konusunda en büyük yük başta dernekler ve federasyona düşmektedir.
                Bunların dışında daha fazla sorunlar listesi yapabiliriz ama çok fazla vaktimizi alır ve çok detay sizleri okurken yorar. Yukarıda saydığım 5 ana madde dışında yem fiyatlarının yüksek olması , küçük illerde ve ilçelerde gerekli ilaç ve iğnelerin temin edilememesi , her sektörde olduğu gibi bu sektörde de türeyen bazı dolandırıcıların ve sahtekarların olması , alışverişlerde karşılıklı güveni ve kişileri korumayı sağlayacak bir sistemin olmaması , ortaya çıkan tavuk gübrelerinin ticari bir kazanca dönüşmesi için neler yapılması gerekmekte gibi daha birçok sorun ve konularımız var. Bu konuların başta federasyon ve onun kontrolü altında dernekler bazında ele alınarak çözülmesi , ileriki yıllar için yapılacak olan üretimlerin kaliteli olmasını sağlayacak ve üreticilerin zaiyatlarını azaltacaktır.  (ÖNER GÜLEN / 17.02.2018)
Bir gülümseme ile insanlığınızdan neyiniz eksilir? Belkide o gülümseme ile dünyamız değişir.(öner gülen)
Ara
Cevapla


SÜS TAVUKÇULUĞU SORUNLARI ÜZERİNE Konusu Araçları
Direk Link
HTML Link
BBCode Link
Paylaş


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  YUMURTA KABUĞU RENKLERİ ÜZERİNE öner gülen 0 70 05-08-2018, Saat: 01:15 PM
Son Yorum: öner gülen
  FACEBOOK TAKİ İHALELER ÜZERİNE -1- öner gülen 2 146 05-02-2018, Saat: 01:04 AM
Son Yorum: A.Ümit GÜNENDİ
  TAVUK CAMİASI ÜZERİNE (DERNEKLER VE FEDERASYON HKK.) öner gülen 0 100 05-01-2018, Saat: 12:20 PM
Son Yorum: öner gülen

Hızlı Menü: