Kulucka Club Hoşgeldiniz

Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol


Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ
#1
Yarın, 18 MART Çanakkale Zaferinin 98. Yıl Dönümü. Şimdiden Kutlu Olsun ve Şehitlerimize Allah'tan Rahmet Diliyorum...
MAİL : aytackececi@kuluckaclub.com
Kümesi: http://www.kuluckaclub.com/forum-aytac-kececi
Ara
Cevapla
#2
hepsinden ,Allah razı olsun kutlu olsun ülkemize
bastığın-yerleri-toprak-diyrek-geçme.jpg
Ara
Cevapla
#3
Çanakkale zaferinin 98 .yıl dönümü kutlu olsun. Şehitlerimize allah'tan rahmet diliyorum
Ara
Cevapla
#4
Çanakkale zaferinin 98. yıldönümü kutlu olsun. Şehitlerimizin ruhları şad olsun.
Cevapla
#5
Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Ruhları şad olsun.
Ara
Cevapla
#6
çanakkalede canlarını bizler için veren bütün ecdadımızın ruhları şad olsun
Allah şefaatlarından mahrum etmesin bizleride kendilerine layık eylesin
Ara
Cevapla
#7
Bütün şehitlerimizin ruhu şad olsun...


l5p0c.jpg
Ara
Cevapla
#8
Bütün şehitlerimizin, Ruhları şad, mekanları cennet olsun..
Ara
Cevapla
#9
Çanakkale Zaferimiz Kutlu olsun. Bizleride bu fedakar Ecdadımıza laik nesiller olmayı Rabbim nasip etsin.
Cevapla
#10
72399_475479675857625_1527017512_n.jpg
Ara
Cevapla
#11
.RESULULLAH ÇANAKKALE SAVAŞINDA...

...Tarihler 1928 yılını göstermektedir. Osmanlının son devir âlimlerinden, Cemal Öğüt Hoca efendi hacca gider. Cumhuriyet yeni kurulmuş, hızlı bir değişim yaşanıyor, Çanakkale savaşının üzerinden de on yılı aşkın bir zaman geçmiştir...
...Cemal Öğüt Hoca efendi Mekke'deki vazifesinin tamamladıktan sonra Medine'ye gider. Medine'de her zamankinden fazla kalır.Vaktinin çoğunluğunu Mescid–i Nebevî'de geçirir. Bu arada Efendimizin türbesindeki görevliyle aralarında yakınlık hâsıl olur...
...Türbedarla yaptığı sohbetlerde bir şey dikkatini çeker. Türbedar Osmanlı devletine son derece bağlıdır, hatta o kadar ki Osmanlı adı geçtiği yerde muhakkak bir hürmet ifadesi belirtisi gösterir. Bu nuranî ihtiyarın Osmanlı'ya bu derece bağlı ve hürmetli olması Cemal Öğüt Hoca Efendinin merakını çeker ve bir gün sorar:
..."Sizde Osmanlı'ya karşı derin bir sevgi ve muhabbet görüyorum, bunun özel bir sebebi var mı?"
...Nur yüzlü ihtiyar derin bir düşünceye dalar ve kısa süre sonra başını kaldırarak şöyle der:
..."Allah ve Resûl’ünün muhabbeti, Osmanlı'yı sevmemi gerektirir."
...Cemal Öğüt Hoca Efendi bu açıklamadan pek bir şey anlamaz. Türbedar da pek fazla bilgi vermek niyetinde değildir; ancak Cemal Öğüt Hoca Efendi bir şeylerin olduğunu anlar ve ısrar eder. Nur yüzlü ihtiyar anlatmaya başlar:
..."Osmanlı'yı sevmem için şu anlatacağım hâdise yeter de artar bile."
...1915 senesinde Medine'de başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır:
...1915 yılının hac mevsimi idi. Her hac mevsiminde olduğu gibi, dört bir yandan mü'minler geliyordu, bu gelenlerin içinde Hindistan ulemâsından, âlim, zahid, keşfi açık gerçek bir Allah dostu da bulunuyordu. Bu Allah dostu ile sizinle olduğu gibi aramızda yakınlık oluştu, sohbetine katıldık. O zamanlar Osmanlı'nın çok sıkıntıda olduğu zamanlardı, ehl–i küffar, İslâm'a karşı saldırıya geçmiş, Payitahtta Çanakkale Boğazı'nda büyük savaş oluyordu.
...Hindistanlı âlimde bir şey dikkatimi çekmişti, sohbetlerinde ağlıyor, namazlarında ağlıyor, yolda yürürken bile gözünden yaş eksik olmuyordu. Ağlamadığı zamanlar bile devamlı hüzünlü idi. Merakım artıkça arttı ve bir gün kendisine bunun sebebini sordum:
..."Efendi! mübarek yerdesin, gözün gönlün açılacağı yerde devamlı ağlıyorsun, ağlamadığın zamanlarda yüzünde hüzün var, bunun sebebi, hikmeti nedir?" Beni yanına oturttu, gözlerindeki yaş damlaları daha da hızlanarak akmaya başladı. Sonra yaşlarını sildikten sonra bana dedi ki:
..."Ben uzun yılların hasret ile çok uzaklardan buralara geldim. Ben Kâinatın Efendisi'nin kokusunu, ruhaniyetini Hindistan'dan alırdım. Şimdi buralara geldim, Efendimin kabr–i şerifi başındayım, ama Hindistan'da aldığım feyiz ve nuranîliği burada bulamadım. Bu ne hâldir diye düşünüyorum, acaba bir günah mı işledim, bir suçum mu var? Efendim benim üzerimden himmetini mi çekti? Ya da Efendim burada değil, burada olsa onu hisseder, onun ruhaniyetinden bereketlenirdim. Bu hâl beni perişan etti… Ağlamamın sebebi budur."
...Türbedar bu Allah dostunu dikkatle dinledi, ancak o da bu işe ne bir yorum getirebildi, ne de bir şey diyebildi. Ancak nur yüzlü türbedarın da kafası karışmıştı. Bu Hindistanlı âlimin, yalan söyleme, abartı yapma gibi bir durumu söz konusunu değildi. Zira son derece samimî bir hâl içindeydi. Hindistanlı âlimin söylediklerine yabancı değildi. Her hac mevsiminde değişik bölgelerden gelen Allah dostları ile karşılaşır, onları Allah Resûlü'nün ruhaniyeti ile nasıl bağlantılar kurduklarını bilirdi. Bu Hindli âlim de onlardan biri idi, türbedarın bunda zerre şüphesi yoktu. Peki, bu âlimin söyledikleri nasıl açıklanacaktı?
...Yaşlı türbedar gündüz dinlediklerinin etkisinde kalmıştı, gece yatağına yattığında da kafasındaki soru işaretleri gitmemişti.
...Sabah namazına kalkmadan önce türbedar bir rüya görür. Rüyasında Kâinatın Efendisini görür. Nur yüzlü türbedar, edebinden Efendimize bir şey soramaz. Dün yaşananlar aklına gelir, bir şey diyemez. Türbedarın düşüncelerine Kâinatın Efendisi:
..."O kardeşimin hissettiği doğrudur. Ben her zamanki makamımda değilim, birkaç zamandır Çanakkale'deyim… Çok zor durumda bulunan kardeşlerimi yalnız bırakmaya gönlüm razı olmadı. Onlara yardım ediyorum…" diye buyurarak, hem türbedarın kafasındaki soru işaretlerini giderir hem de Hintli alimi endişelerinden ayırarak, gönlünün rahat olmasını sağlar.
...Cemal Öğüt Hoca Efendi de, böylece türbedarın anlattığı hadiseyle Osmanlı’ya olan sevgisinin hikmetini ibretli bir şekilde öğrenmiş oldu.
...Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
...Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.”
Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.(Hz.Mevlana)
Ara
Cevapla
#12
cenneti görenlere dünya teklif edilince hemde komple dünya kimse dönüp bakmamış cennet güzelliklerini görünce

sadece şehit mertebesini alanlar cennette gördükleri ihtişamı gördükleri karşılamayı ve dereceyi görünce tekrar dünya dönmek istemiş 100 defa şehit olmak için
Ara
Cevapla
#13
Asımın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.


Ek Dosyalar Resimler
   
Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.
Muğla/Fethiye-Seydikemer : 0532 058 9898
Ara
Cevapla
#14
Çanakkale Zaferinin 100. Yıl Dönümü Kutlu Olsun, Çanakkale butun dunyaya diz cokdurdugumuz zaferdir, şehitlerimize Allahdan rahmet diliyoruz,
'bir gün gelir herkes kendi yoluna gider,
her şey nasıl başladıysa öyle biter'...
MAİL : emreozcicekci@hotmail.com
Ara
Cevapla
#15
15 ile 25 yaş arasında ki dedlerimiz nenelerimiz olmasaydı o gün,bizler bugün olamazdık.Allah onlardan ebeden razı olsun,mekanları cennet, ruhları şad olsun...
Rhode Island White, Light Sussex, Splash Blue Laced Wyandotte, Silver Laced Wyandotte, Australorp
Tel:0551 104 74 39


Ara
Cevapla
#16
Bütün şehitlerimizin, Ruhları şad, mekanları cennet olsun..
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi